Ve işte karşınızda selfie çubuğuyla cep telefonundan kendini çekerek seyirici girişinden salona giren China Moses!
Bu çok başarılı soul jazz R&B şarkıcı, şarkı yazarının Cemal Reşit Rey konserinde yerimi almıştım. Bu giriş bana sıcak, şaşırtıcı ve samimi geldi. Ardından hemen bir anekdot anlatarak sahnesine başladı. Bir yerde rastladığı Uruguaylı bir kadının yürek burkan halinden çok etkilenmişti. Kadın o kadar güzelmiş ki hayran kalmış. Bendeki bu sesle fiziğim böyle olsaydı inanılmaz olurdu diye düşünmüş. Fakir ve savaştan kaçan böylesine güzel bu kadının durumunu gördükten sonra kendisinin durumuna, böyle bir orkestraya sahip olduğu, böyle müzik yapabildiği ve çok iyi müzisyenlerle çalışabildiği için ne kadar şanslı olduğuna şükretti. Ailesinde pek çok müzisyen olması sayesinde bu noktada olduğunu söyledi. Bilenler bilir; China’nın annesi ünlü şarkıcı Dee Dee Bridgewater.
Bu şekilde her şeye şükrederken oldukça duygusal görünüyordu. Sahneye çıkmadan önce ağladığından bahsettti. Daha da kötüsü uzun zamandır nüksetmeyen rahatsızlığı panik atağı da tam sahne öncesi geçirmişti. Buna üzüldüm ki gerçekten yıpratıcı bir şey ama gördüğüm ve izlediğim bu harika şarkıcının sahne performansında bunun etkisi hiç yoktu. Aksine baştan sona müthiş bir enerji ve güçlü bir performans ile konseri tamamladı. Şarkı aralarında da güzel konuşması ve sunumuyla göz doldurdu. Konser boyunca bol bol tempo tutup seyirciye de tutturup dans etti.

Photo: Sedat Antay
Çoğunlukla kendi şarkılarını söyledi. Bluesy ve groovy soul tarzıydı bunlar. Bol bol ve sürekli şarkı yazdığına bir ara değindi. Bir şarkısını yazma hikayesini şöyle anlattı: Kendisi 40 yaşında. O sırada boşanmış ve çocuksuz bir kadın olarak Londra’da yaşamaya başlamış ve işte o mutsuz halinden çıkmış o şarkı.
Grup üyelerini tanıtırken özellikle klavyecisi Kwame Yeboah’ı işaret etti ve kendisinin Craig David dahil pek çok kişinin prodüktörlüğünü yaptığını dile getirerek onu iltifata boğdu. Konser çıkışında Kwame’yi tebrik için yanına gittiğimde şarkıcı olduğumu öğrenince heyecanlandı. Londra’dan iki ortak müzisyen arkadaşımız olduğunu farkettik. ‘Hepimiz biliriz birbirimizi, beraberiz’ dedi ve ‘Dünya ne kadar küçük’ deyimi yerine oturmuş oldu benim için.
China şarkı söylerken o soul ve groove ruhu ve ritmini çok iyi veren çok iyi bir şarkıcı. Kendi şarkıları da oldukça keyifli ve cool. Konser hiç sıkmadı. Arada Chaka Khan, Roy Ayers, Tina Turner gibi şarkıcıların sevilen Soul R&B şarkılarından medley’ler yaptı. Sözünü esirgemeyen biri gibiydi. Konser sonunda bis ile geri döndüğünde Nina Simone isteği yapan birine: ‘Nina içimde, ama bu benim konserim’ dedi ve kendi funky şarkılarından birini söyleyerek konseri bitirdi.
Sonuç olarak China hem insan hem şarkıcı, şarkı yazarı olarak samimiyeti, duygusallığı ve güçlü yorumuyla en baştan ‘soul sister’ım oldu. Yine gel China!










