Senelerdir İKSV ödülünün Özdemir Erdoğan ve Emin Fındıkoğlu’na verilmesi konusunda yazılar yazdım. Bana göre bu ödül Özdemir Erdoğan’a geç bile verildi fakat sonuçta verilmiş olması da sevindirici. Yıllardır jazz festivallerine nedeni bilinmeyen bir şekilde çağırılmayan Özdemir Erdoğan sitemini defalarca muhtelif platformlarda dile getirdi. Ben bunun nedenlerini iki başlık altında topluyorum; birincisi Özdemir Erdoğan’ın pop alanında da önemli şarkılara imza atması ve bir kesim tarafından popçu olarak nitelendirilmesiydi. İkinci nedeni ise müzik dünyasına dair gerçekleri açık bir dille anlatmasıydı. Müzik ön yargıların olmadığı bir felsefeye dayanmaktadır müziği idare eden ve yönlendiren insanların da bu felsefeyi benimsemeleri ve Özdemir Erdoğan gibi değerleri daha objektif değerlendirmelerini diliyorum. Tabii unutmayalım bir diğer ödül de Ergüven Başaran’a verilecek. Ergüven başaran ile Jazz dergisinde röportaj yapmıştım. O da jazz müziğine emek vermiş değerli bir müzisyendir. Böyle isimsiz kahramanların unutulması beni son derece üzüyor. Bu defa unutulmadı ve ödüle layık görüldü.
Bu ödülü almak size nasıl bir duygu veriyor?
Bu ödülü almak tabii ki çok önemli, geçen sene Emin Hoca’ya(Fındıkoğlu) verdiler bu sene bana veriyorlar. Bu ödülün senelerdir verilmesi Türk jazz’ının gelişimi açısından çok önemlidir.
Gelenek gibi oldu bu ödülün veriliyor olması?
Şöyle bir söz vardır biliyorsun; marifet iltifata tabidir diye. İnsanlar mariftelerini göstersinler, daha çok çalışsınlar, bu ödülü hak etmek için üretsinler, birşeyler yapsınlar. Muhakkak bu yapılan işlerin içinde çok güzel şeyler çıkacaktır
.
Program hakkında bilgi verebilir misiniz?
Programı iki kısım yapıyoruz; birinci kısımda üç dört tane Cole Porter, Louis Armstrong, Frank Sinatra’dan klasikler var. Etnik jazz hadisesi üzerinde duruyorum ve Brezilyalı’ların bunu nasıl başardığını ve jazz müziğine bossa nova ile yeni bir bakış açısı getirmeleri ve onunla birlikte de “One Note Samba” çalıyoruz. Paul Desmond bestesi “Take Five” çalacağız yani klasiklerden örnekler vereceğiz. Sololar fazla uzun olmadan, sıkmadan, mümkün olduğu kadar daha fazla parça çalarak küçük küçük sololarla çalacağız. Bizim stilimiz daha cool hafif bir jazz sunacağız. Benim kendi bestelerimden bir kısmını çalacağız. “Canım Senle Olmak İstiyor”, “Aç Kapıyı Gir İçeri”, “Sevdim Seni Bir Kere” gibi besteler.
Türk müziği örnekleri verecek misiniz?
Türk müziği olarak sayılabilecek sadece “İkinci Bahar” çalacağız. Tadımlık bir konser olacak ve amaç şu; jazz konserlerinin korkulacak bir şey olmadığını bütün insanlara anlatmak. Bu platformda daha çok insan ilgisini sağlamak için, daha popüler olması için bir çaba bizimki. Çok kısıtlı sololar çalacağız eserlerin daha kolay anlaşılabilmesi için. Tony Bennett nasıl geliyor yapıyorsa biz de onun başka bir çeşidini yapıyoruz. İnsanların hem aranjör Özdemir Erdoğan, hem gitarist Özdemir Erdoğan, hem şarkıcı Özdemir Erdoğan’ı görebilecekleri bir kolaj olacak.








