Bu yıl 18 – 20 Temmuz tarihleri arasında büyük sahne konserleriyle yapılan festival pek çok lokal müzisyenin katılımıyla 12 Temmuz’da başladı.
Edindiğim bilgiye göre, Pori Jazz’ın ana sahnesi olan Kirjurinluoto Konser Parkı’ndaki üç büyük konserine 32.000 kişi katıldı. 18 Temmuz Perşembe günü düzenlenen (Al DiMeola’nın da sahne aldığı) programa 10.500 kişi katıldı. 19 Temmuz Cuma (Joshua Redman’ın sahne aldığı) günü yaklaşık 12.000 kişi müziğin keyfini çıkardı ve son olarak 20 Temmuz Cumartesi günü 9.500 kişi güneşli Konser Parkı’nda günü geçirdi. Festival boyunca Cafe Pori Jazz’daki konserler ve Pori Tiyatrosu’ndaki akşam müzikli müzik seansları yaklaşık 18.000 ziyaretçinin ilgisini çekti. Böylece festival etkinliklerine giriş ücretli toplam ziyaretçi sayısı 50.000’e ulaştı.
Festival, ana konserler, Cafe Pori Jazz ve diğer konserlerin yanı sıra, 12-20 Temmuz tarihleri arasında, şehir merkezi ve Kirjurinluoto Jazz Parkı çevresindeki çeşitli mekanlarda müzik eşliğinde, dokuz gün boyunca, katılımın ücretsiz olduğu kapsamlı bir başka program daha vardı. Festival programının tamamı 106 konserden oluştu ve bunların %65’inden fazlası ücretsizdi.

Ana konser alanı iyi organize edilmişti ve seyirciler üç sahnede müziğin keyfini çıkardı. Bu yıl seyircinin önceki yıllara göre sahneler arasında daha fazla hareket ettiği açıkça görülüyordu.
Pori Jazz’da bu yılki katılım hedeflerine (bence yoğun yağış nedeniyle) ulaşılamasa da normal festival yıllarındaki seviyesine geri döndü. Geçen yazın Robbie Williams, Sam Smith ve Tom Jones gibi başlıca ilgi çekici yerleri Kirjurinluoto’ya olağanüstü geniş bir izleyici kitlesi getirdi,” diyor Pori Jazz CEO’su Sampsa Jolma.
Sampsa Jolma’ya göre bu festival yılı aynı zamanda sanatçı rezervasyonu konusunda da zorluklar yaşandı. Pori Jazz’da önceki yıllara göre daha az sayıda ana sanatçı vardı ve fiyatlar geçen yıla göre yüksekti. Festival yapım maliyetlerinin düzeyi de artık eskisinden çok daha yükseklere çıktı.
“Festivalin mali durumunu dengede tutmak çok çalışmayı gerektiriyor ancak Pori Jazz ileriye güvenle bakıyor. Gelecek yazın festivali için planlar hızla ilerliyor” diyor Jolma.
Pori Jazz’ın ana konserleri önümüzdeki yıl 17-19 Temmuz 2025 tarihleri arasında 58. kez gerçekleşecek.

Photo: Zuhal Focan
Bu yıl benim izlediğim Önder Focan konserleri dışında ana sahne konserleri 18 Temmuz’daki Ana Popoviç & Fantastafunk konseri ile başladı.
Ana Popoviç yetenekli bir gitarist ve duygusal bir şarkıcı olarak kendini ifade ediyor. Müziğinde blues, rock ve jazz’ın yanı sıra New Orleans’ın eğlenceli sesleri de var. En son 2018’de Zorlu’da konser vermişti fakat ben dinleyememiştim.
Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde ikamet eden Ana Popoviç, babasının ona müziğin temellerini öğrettiği Belgrad, Sırbistan’da doğdu. Ritim müziğinin tüm yelpazesinde gitar gelenekleri konusunda oldukça bilgilidir. Bir röportajında Ana, müziğinin blues tutkunları için çok fazla jazz, jazz hayranları için ise çok fazla blues içerebileceğini söyledi. Ne olursa olsun, Ana Popoviç müzikte kendi yolunu çizerek onu prestijli sahnelere ve en iyi festivallere götürdü. Ana Popoviç B.B. King, Joe Bonamassa ve Robert Randolph ile performans sergiledi. Prestijli W.C Handy Ödülü’ne aday gösterilen ilk Avrupalı gitarist oldu.
Pori Jazz Festivalinde sahnede Ana Popovic gitar ve vokalde, Claudio Giovagnoli tenor saksofonda, Davide Ghidoni trompetde, Michele Papadia keyboard’da, Jeremy Thomas davulda yer aldı.
Günün devamında Skoda Sahnesinde The Devon Allman Project konserini dinledik. Teksasşı Devon Allman, gitarist, şarkıcı, söz yazarı ve plak yapımcısı aynı zamanda. Müzik geçmişi blues ve blues, rock’a dayanıyor ve aileden gelme bu müziklere zaten güçlü bir bağlılığı var. Devon’un babası Allman Brothers’ın müzisyeni ve şarkıcı-söz yazarı Gregg Allman. Devon Allman Projesi, müzik türlerini zarif bir şekilde birleştirerek ve Allman geleneğinin jamming’inde ustalaşarak Güney rock’ın en iyi geleneklerini gururla taşıdığını ifade ediyor. Grup sahnede Devon Allman (g, vo), George Porter JR (b, vo), Karl Denson (ts), Ivan Neville (keys), Adam Deitch (d) olarak yer aldı.
Lokkilava’da beklenen an geldi; l Di Meola: The Electric Years günün üçüncü ve son konseri oldu.
Amerikalı gitarist Al Di Meola, jazz, rock ve dünya müziğine damgasını vurmuş, yaşayan bir efsane. 1970’lerin başında piyanist Chick Corea, 19 yaşındaki yetenekli gitaristi Return to Forever grubuna davet etti ve Al Di Meola daha sonra solo kariyerine devam etmek için gruptan ayrıldı. 80’lerde Al Di Meola diğer efsanevi gitaristler John McLaughlin ve Paco de Lucia ile işbirliği yaptı. Bu üçlü dünya turneleri yapmış, birçok popüler albüm çıkarmış ve bu sayede daha fazla dinleyici kazanmıştır. Al Di Meola aynı zamanda 20’den fazla albüm çıkaran ve sayısız müzisyenle işbirliği yapmış besteci ve yapımcıdır. 2015 yılında Montreal Jazz Festivali, Al Di Meola’ya prestijli Miles Davis Ödülü’nü verdi.
Bu yaz Al Di Meola, Pori Jazz’da da sahne aldığı elektronik grubuyla Avrupa turnesine çıkıyor. Bu turne kapsamında Al Di Meola 26 Eylül’de İstanbul’da da sahne alacak.
Al Di Meola (gitar), Philippe Saisse (klavye), Mike Pope (bas gitar), Luis Alicea (davul), Gumbi Ortiz (perküsyon).
19 Temmuz günü Skoda Sahnesi’nde İspanyol bascı Vincen García konseri ile başladık.
İspanyol sanatçı Vincen García, halihazırda dünya çapındaki jazz ve funk sahnesinin en prestijli basçılarından biri olarak kabul ediliyor. Dinleme açısından dünya çapında en çok dinlenen 10 basçı arasında yer alıyor, yüzbinlerce takipçiye, milyonlarca görüntülemeye ve tepkiye sahip. “Ventura” adlı yeni albümü Madrid, Barselona, Londra, Los Angeles ve New York gibi dünya çapındaki şehirlerde son derece olumlu tepkiler alıyor. Eylül 2023’te Vincen García, Cory Wong’dan Avrupa turnesine katılması için bir telefon aldı. Vincen García, sahnelerde deneyim kazandıktan, farklı sanatçılarla stüdyolarda kayıt yaptıktan sonra kendi albümünü kaydetti. İfadesinde müzikal gelişim kaydettikten sonra müziğini bir sonraki seviyeye taşımak istiyor ve doğaçlamadan keyif almak için tüm enerjisini açığa çıkaran konserler çalıyor.
Sanatçının Pori Jazz’dan kaydını bulamadım ama bu turne kapsamında 6 Temmuz 2024’de Montreaux Jazz Festivali’nden yapılmış bir kaydını fikir edinmek için yüklüyorum.
Clara Juan (saksofon), Enric Peinado (gitar), Vincen García (bas), Jairo Ubiaño (davul).
Bu yıl İstanbul Jazz Festivali’nde tam yola çıktığımız gün sahne alan Joshua Redman’ın bildiğim tek vokalli projesi olan bu konseri çok merak ediyordum. Konseri izleyen Serdar Barçın Gabrielle Cavassa’nın hiç scat singing yapmadan söylediği konserde Sezen Aksu’nun “Ah İstanbul”unu çaldıklarını söyledi. Pori’de bekledim ama özel bir şarkı çalmadılar. Tanımayanlar için yazayım; Amerikalı saksofoncu Joshua Redman genç yaşta jazz sahnesinin zirvesine yükseldi. 90’lı yılların başında jazz dergisi Down Beat’te eleştirmenlerin oylarını kazandı ve Jazz Times onu 1992’de en iyi yeni sanatçı seçti. Bugün Joshua Redman, jazz’ın en önemli müzisyenlerinden biridir. Güncel jazz sahnesindeki hemen hemen tüm efsanelerle çalıştı; 16 albüm kaydetti; bunların en son Blue Note albümü olan “Where Are We”, şarkıcı Gabrielle Cavassa ile ortak çalışmasıdır. Bu albümdeki şarkılar bu yaz Pori Jazz’da dinlendi.
Aşağıda yüklediğim konser sanatçıların bu turne kapsamında North Sea Jazz Festivalindeki konserlerinden.










