Bu yıl festivaller ziyaretimize her yıl olduğu gibi Finlandiya Pori Jazz Festivali ile başladık.
59. Uluslararası Pori Jazz Festivali 10-18 Temmuz 2026 tarihleri arasındaydı.
Şehir içinde çok çeşitli mekana yayılan konserlerin en heyecan verici olanları hafta sonuna ayrılmıştı. 16 Temmuz Perşembe günü gençlerin heyecanla bekledikleri Seal, Melda May, Sasha Berliner Arts and Sciences konserleri vardı. Ancak bizim ilgi alanımızda tabi ki Matteo Mancuso Trio ve Kenny Barron “Songbook” konserleri giriyordu.

İtalya’nın Palermo kentinden çıkan Matteo Mancuso, gitar dünyasının en heyecan verici yeni yeteneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Müzikal yolculuğu 2009’da Sicilya’daki Castelbuono Jazz Festivali’nde başlayan sanatçı, 2017’de prestijli Umbria Jazz Festivali’ndeki dikkat çekici performansıyla adını dünya çapında duyurdu. Bugün Mancuso, olağanüstü sanatçılığı ve teknik ustalığıyla büyük takdir topluyor. Beğeni kazanan iki albümü The Journey ve Moonlight, önemli uluslararası festivallerdeki performansları ve Joe Bonamassa gibi ikon isimlerle yaptığı iş birliklerinin yanı sıra; Steve Vai ve Al Di Meola gibi gitar efsanelerinden de övgüler almıştır. Gerçek bir yenilikçi olan Matteo Mancuso; müzikalite ve kusursuz tekniği, duygu ve stille harmanlıyor. Grubuyla birlikte jazz, jazz-rock ve progresif rock türleri arasında zahmetsizce geçiş yaparak dünyanın dört bir yanındaki dinleyicileri büyülüyor. Matteo Mancuso Pori Jazz kapsamındaki Lokki Sahnesi’nde (Lokkilava) gerçekleşen performansında, kendi sabit üçlüsüyle sahne aldı. • Matteo Mancuso – gitar • Riccardo Oliva – bas ve klavye • Gianluca Pellerito – davul çaldılar. Beklendiği üzere nefes kesen sololarıyla dinleyiciyi büyülediler.
Aynı sahnede bizim için gecenin ikinci konserinde Kenny Barron yeni projesi Songbook ile sahne aldı. Kenny Barron (piyano), Ekep Nkwelle (vokal), Linda May Ho (bass), Gregory Hutchinson (davul).
Bu özel projede, Kenny Barron’un 50 yıllık kariyeri boyunca jazz efsaneleriyle geliştirdiği müzik mirası sergilendi.
Vokalist Ekep Nkwelle, Washington D.C. doğumlu, New York’ta yaşayan Kamerun asıllı Amerikalı yükselen bir sanatçı. Sesi; Wynton Marsalis, Kenny Barron, Dianne Reeves, merhum Russell Malone, Dee Dee Bridgewater ve Cyrus Chestnut gibi efsanevi jazz sanatçılarını büyülemiş ve ona bu seçkin isimlerle iş birliği yapma fırsatları kazandırmıştır.
Ertesi gün, Cuma gecesi listemizde tek konser vardı. Cécile McLorin Salvant!
Günümüzün en seçkin jazz vokallerinden biri olarak kabul edilen Cécile McLorin Salvant, çok az sanatçının erişebildiği bir başarıya imza attı: Altı albümünün tamamı Grammy’ye aday gösterildi ve bunlardan üçü “En İyi Jazz Vokal Albümü” ödülünü kazandı. Sanatçı ayrıca, Down Beat dergisinin eleştirmen ve okur anketlerinde de sürekli olarak öne çıkan isimler arasında yer alıyor.
Finlandiya’ya ilk ziyareti 2024 yılında Pori Jazz Festivali kapsamında gerçekleşmişti; ki onu yoğun yağmur altında izleyenler arasında ben de vardım. Kariyerinin başlarında efsanevi Sarah Vaughan ile kıyaslanan Salvant’ın sanatçı kimliği, zamanla kendine has, özgün bir nitelik kazandı. Son dönem çalışmalarında halk müziği geleneklerini keşfeden ve bir besteci ile söz yazarı olarak yeteneğini sergileyen sanatçı, jazz’ın sınırlarını zarafet ve derinlikle genişletmeye devam ediyor.
Sanayçıyı sahnede Sullivan Fortner piyanoda, Yasushi Nakamura basta, Kyle Poole ile davulda dinledik.
Bu müzisyenler, 2026 yılında Avrupa turnesine çıkan ve Salvant’ın güncel repertuvarından eserlerin yanı sıra jazz standartlarını da seslendiren o çok beğenilen dörtlüsüdür.
31 yıldır side man olarak Pori Jazz Festivali’nde sayısız müzisyenle çalan Önder Focan nihayet 2 yıldır kendi bestelerinin yer aldığı Avrupalı grubu ile sahne aldı. 18 Temmuz Cumartesi günü “Songbook” projesinde Heidi Viljanen (vokal), Mikko ‘Gunu’ Karjalainen (trompet), Alexander Fartushny (tenor saksofon), Tomy Harrivaara (bas), Zoltan Karpaty (davul)’da yer aldılar. Önder’in bestelerine oldukça ilgi gösteren Porili jazz severler “Sekiz” adlı besteyi Türkçe sözlerle söyleyen vokalist Heidi Viljanen ile hep birlikte söyleyerek bizi şaşırttılar.
Pazar günü için listemizde Victor Wooten & Wooten Brothers ve Gonzalo Rubalcaba, Chris Potter, Larry Granadier, Eric Harland’dan oluşan First Meeting konseri vardı. Ancak o kadar yoğun ve bitmeyen bir kuzey yağmuru fırtınası vardı ki burnumuzu dışarı çıkaramadık. Grubun geçen yılki turnelerinden bir örnek buldum. Kaçırmışız!
Belki İstanbul Jazz Festivali de seneye getirir?








