Ray Blue ile Nardis Jazz Club’taki Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleşen konseri öncesi kısa bir röportaj gerçekleştirdik.
Daha önce Türkiye’ye geldiniz mi, ne zamandı?
Bu üçüncü ziyaretim. Tarihlerini tam olarak hatırlamıyorum ama en son 2005’te gelmiştim. Ondan önceki de 2003’teydi.
Yeni projeleriniz var mı?
Evet var. Şu anda üzerinde çalıştığım üç proje var. Bunlarda biri bir Hammond org trio’su. Saksofon, Hammond org ve davul. İsmi ”Ubuntu Project” olan başka bir çalışmam daha var, Güney ve Kuzey Afrika müziklerinden ilham alan. Şu anda yerel Afrika müziği odaklı olarak yazdığım ve düzenlediğim başka çalışmalarım da var. Diğer projem ise ‘straight ahead’ bir jazz projesi.
Bu ‘straight ahead’ jazz projesinde kimlerle çalıyorsunuz?
Ana grup piyanoda Sharp Radway ve Kirk Lightsey, basta Paul Beaudry ve davulda Alvester Garnett ile Sylvia Cuenca’dan oluşuyor. Benim orijinal bestelerimi çalacağız.

Ray Blue (Photo: Sedal Antay)
Jazz’ın geleceği için neler söyleyebilirsiniz? Eğitimci olduğunuzu biliyorum.
Bence jazz’ın geleceği parlak, çünkü şu anda bir çok okulda jazz eğitimi veriliyor. Jazz eğitimi alan gençlerin sayısı artmakta. Bu da gig’lere daha genç bir kitlenin gelmesini sağlıyor. Bunun yolu genç müzisyenleri ve genç kitleyi cesaretlendirip beslemekten geçiyor. Daha fazla ilgi ve heyecan var. Aynı zamanda müziğin dokusu da gelişiyor. Bir çok genç müzisyenin açıkça geleneklerden yola çıkarak ilerlediğini duyuyorum. Gelenekleri baz alıyorlar ve bu güzel bir şey. Sadece ismi ‘yeni’ olan bir şey değil; aslında yeni bir bakış açısı.
Bu gece neler çalacaksınız? Kendi besteleriniz mi yoksa standartlar mı?
İkisini de çalacağız. Beş-altı tane benim orijinal bestemi, ve bunun yanısıra ‘Recorda Me’, ‘Body & Soul’, ‘Sugar’ gibi birçok standart çalacağız.
Çok teşekkür ederim.
Ben de.








