Fransız çağdaş jazz gitaristi Romain Pilon ve Amerikalı basçı Jeff Denson davulcu Brian Blade’i de aralarına alıp “Between Two Worlds” isimli trio albümünü çıkarttılar. Beşli olarak kaydettikleri “Copper” albümünü yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürmüş olan üretken müzisyen Pilon Fransa ve bu yıl itibarıyla Amerika’da öğretim üyesi olarak çalışıp aktif olarak çeşitli ülkelerde konserler vermekte.
Bu albümün ilk kıvılcımları Pilon’un Berklee College of Music’ten arkadaşı olan Jeff Denson’dan gelmiş. Denson Pilon’u Kaliforniya’daki bir konser serisinde çalmaya davet etmiş ve turnenin sonunda ünlü davulcu Brian Blade ile bir albüm kaydetmek isteyip istemediğini sormuş. Denson ve Pilon albüm için beşer parça yazmış ve sonucu mükemmel olmuş! Madrid, Sucré, Génération, En Trois Temps ve Azur Pilon’a ait, Song of a Solitary Crow, Nostalgic Farewell, Listen Up, Lost and Found ve Between Two Worlds ise Denson’un yazdığı parçalar. Enstrümanların mükemmel bir dengeyle rollerini üstlendikleri bu parçalarda sıcak ve yumuşak gitar tonu ve zeki melodik yaklaşımıyla Romain Pilon dinleyicileri her zaman bir sonraki adımının ne olacağı hakkında meraklandırıyor. Müzisyene bu güzel yeni albüm hakkında birkaç soru sordum. Umarım bu trio’yu yakında ülkemizde dinleme şansını yakalarız!
Bu yeni albümün hikayesi nedir? “Between Two Worlds” (İki Dünya Arasında) ne anlama geliyor?
Jeff birlikte çaldığımız birkaç konserden sonra bir trio albümü kaydetme fikrini sundu ve bu doğal bir süreç sonunda iki liderli bir proje haline geldi. Büyük bir ihtimalle proje hakkında çok heyecanlı olduğum için yeni müzik yazmamam imkansızdı…! Eski bir arkadaşlığı kutlarken bir yandan da ikimizin de kahramanı olan Brian Blade ile tanıştık. Albümün ismi hakkında pek bir fikrim yok aslında! Belki de herkesin kendi anlamını yükleyebilmesi iyi birşeydir. Kırsal bölge/şehir, Fransa/Amerika, dünya/cennet, Jeff’in dünyası veya benimki olabilir…
Parçaları nasıl seçtiniz? Eskiden yazmış olduğunuz beşer parçayı mı seçtiniz yoksa parçalar yeni albüm için mi yazıldılar?
Yeni parçaları yazarken sürekli iletişim halindeydik: hızlı bir 3/4 swing mi ya da nasıl bir groove’u olması gerektiği… Böylece benzer havaya sahip iki kompozisyon olmadığından emin olabildik ve albümde farklı “hikayeler” yer alabildi. Ve evet, bunlar benim Jeff ve Brian’ın soundlarını düşünerek yazdığım yeni parçalar. Ben genelde bu şekilde yazıyorum, benim için çok daha kolay oluyor.

Aranjmanları birlikte mi yazdınız?
Albümü kaydetmeden önce birkaç konser verdik, böylece repertuarı canlı çalabilmiş ve yeni şeyler deneyip neyin çalışıp neyin çalışmadığını görebilmiş olduk. Bu, parçaların gidişatını belirlememize çok yardımcı oldu.
Kayıt süreci nasıldı?
Kayıt kolaydı, Oakland’daki 25th Studio çok güzel ve iki gün için sanki evimizdeymişiz gibi hissettik. Albümde duyduğunuz çoğu parça ya ilk ya da ikinci kayıt.
Bu yıl Kaliforniya’da öğretmenliğe başladınız diye biliyorum, herhalde Fransa ve Amerika arasında sık seyahat ediyorsunuzdur, iki dünya arasında?
Evet, Kaliforniya Jazz Konservatuarında öğretim üyeliğine başladım, Berkeley’de jazz çalışmak için çok güzel bir yer. Her sömestr iki kez orada olacağım. Ve evet, Fransa ve Amerika çok farklı iki dünya… (Tabi ki de Fransa çok daha güzel!)

Romain Pilon, Jeff Denson , Brian Blade (Photo: internet/unknown)
Günlük çalışma rutininiz nasıl?
Genellikle yavaş egzersizlerle başlıyorum. Mesela pes oktavdan tize doğru triad’lar çalıyorum. Bir ballad çalıp onu en iyi şekilde tınlatmaya çalışabilirim. Belli dönemler üç, dört konuya bağlı kalıp o konularda kendimi geliştirmeye çalışırım. Belli bir voicing tipi, armonik dağarcığımı geliştirmek adına ezersizler, belli bir tempo veya tartım üstüne yoğunlaşmak da dönem dönem yaptığım çalışmalar arasında. Bu aralar egzersiz yapmak için çok vaktim olmadığı için ne çalışacağıma yöntemsel yaklaşmaya çalışıyorum.
Bu trio projesi için 2019/2020 turne planlarınız var mı?
Şubat 2020’de Amerika’da yine bir turnemiz olacak, Ağustos’ta beş konser vermiştik ve bu sefer Los Angeles, San Diego, Reno’da 7-8 konser vereceğiz. Avrupa için de planlarımız var.










