Türk müziğinin, özellikle caz, klavye, aranjman ve orkestra şefliği camiasının en kıymetli, duayen isimlerinden biri olan Ömür Gidel’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Müzik hayatı boyunca klavyesinden dökülen zarif akorlar, birlikte çalıştığı efsanevi sanatçılar, yetiştirdiği sayısız genç yetenek ve caz müziğine kattığı eşsiz vizyonla arkasında doldurulamaz bir boşluk bıraktı.
İzmir’den Yükselen Bir Müzik Sevdası
1956 yılında İzmir’de dünyaya gelen Ömür Gidel, müziğin kalbinde attığı bir aile ortamında yetişti. Yedi yaşında keman ile adım attığı enstrüman yolculuğu, zamanla onun asıl tutkusu haline gelecek olan piyano, davul ve elektronik klavyelerle bütünleşti. Kendi kendini yetiştiren (otodidakt) üstün yeteneği ve müziğe duyduğu sonsuz merak, onu kısa sürede Türkiye’nin en aranılan tuşlu çalgılar ustalarından ve aranjörlerinden biri haline getirdi.
Kurtalan Ekspres ve Birlikte Çalıştığı Dev İsimler
1978-1986 yılları arasında Barış Manço & Kurtalan Ekspres kadrosunda klavyeci, aranjör ve müzisyen olarak yer alan Ömür Gidel, grubun sound’una yenilikçi klavye düzenlemeleri ve zengin armoni anlayışıyla damga vurdu. Efsanevi albüm kayıtlarında, stüdyo çalışmalarında, yurt içi ve yurt dışındaki dev turnelerde sergilediği performanslar, Türk rock ve füzyon müziği tarihinin mihenk taşları arasında yerini aldı.
Müzik yaşamı boyunca yalnızca Kurtalan Ekspres ile sınırlı kalmayan sanatçı; Barış Manço, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Asu Maralman, Modern Folk Üçlüsü, Ayten Alpman, Ersan Erdura, Necdet Karar ve Tual grubu gibi Türk müziğinin dev isimleriyle aynı sahneyi ve projeleri paylaşarak aranjorlük ve müzisyenlik kimliğiyle unutulmaz eserlere imza attı.
“Ömür Gidel, sadece sahnede tuşlara basan bir müzisyen değil; melodinin ruhunu kavrayan, armoniye yön veren ve her nota ile hikâye anlatan gerçek bir ustaydı.”

Ömür Gidel (Photo: Oda TV)
İzmir Caz Sahnesi ve Bir Okul Olan Eğitmenliği
Caz müziği, Ömür Gidel için sadece bir tarz değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi. Uzun yıllar emek verdiği İzmir Caz Beşlisi, Yamaha Jazz Band ve kendi projelendirdiği caz oluşumlarıyla Ege’de caz kültürünün kökleşmesine büyük katkı sağladı. Sahnedeki hakimiyeti kadar paylaşımcı ruhuyla da tanınan usta sanatçı, uzun yıllar İzmir’deki stüdyosunda genç yetenekleri yetiştirdi, onlara mentorluk ederek müzik dünyasına sayısız yetenek kazandırdı.
Yamaha bünyesindeki müzik direktörlüğü, çeşitli eğitim kurumlarındaki atölye çalışmaları ve öğrencilerine aşıladığı müzik sevgisiyle arkasında koca bir okul bıraktı. Onu tanıyanların hafızasında mütevazı kişiliği, engin müzik bilgisi, titiz tuşesi ve daima gülümseyen çehresiyle yaşamaya devam edecek.
Bir Öğrencisinin Kaleminden Ömür Gidel
Ömür Gidel’in yetiştirdiği, bugün Türkçe caz sahnelerinin en önemli saksafoncularından biri olan Engin Recepoğulları, ustasının ardından duygularını ve bıraktığı izleri şu sözlerle aktarıyor:
“Ömür Abi ile 1994 senesinde 14 yaşındayken İzmir Türk Koleji orkestrasında tanıştım. İlk armoni ve caz eğitimimi ondan aldım. Bana yalnızca cazı ve müziği değil, bir müzisyen olarak hayata nasıl bakmam gerektiğini de öğretti. Yıllar boyunca hem hocam hem de mentorum oldu; ondan çok şey öğrendim.
İzmir’de sayısız nitelikli öğrenci yetiştirdi, pek çok genç müzisyenin hayatına dokundu. Onların yalnızca müzikal gelişimine değil, hayata ve müzisyenliğe bakışlarına da katkıda bulundu. Bunu yaparken çoğu zaman bir hocadan çok bir ağabey gibi yanlarında oldu.

Ömür Gidel & Engin Recepoğulları (Photo: Engin Recepoğulları)
Onun dostu Raci Pişmişoğlu aracılığıyla Ricky Ford ile tanışmam da benim müzikal yolculuğumda çok önemli bir dönüm noktasıydı. Ömür Abi’nin bana açtığı bu ve bunun gibi yollar, bugün olduğum müzisyen üzerinde büyük bir etkiye sahip.
Ömür Gidel benim için ilk caz hocam, önemli bir mentor ve hayatımda iz bırakan çok değerli bir ağabeydi. İzmir cazına ve yetiştirdiği müzisyenlere bıraktığı miras ise yaşamaya devam edecek. Kendisine bana öğrettikleri, kattıkları ve açtığı yollar için minnettarım. Işıklar içinde uyusun.”
Türk müzik camiasının bu büyük kaybı karşısında merhum Ömür Gidel’e Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine, öğrencilerine ve tüm müzik camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tuşlarında yaşattığı tınılar kulağımızda, bıraktığı eşsiz izler ve yetiştirdiği nesiller kalbimizde daima taze kalacak.








